Aşık Veysel’in uzun ince bir yoldayım dizelerini bilmeyen yoktur.Bu yol ise uzun ince bir yol.
Aşiyan üst geçidinden bu yola ulaştığınızda karşınıza ilk görseldeki tabela çıkar.Tabela size artık uzun ince bir yola girdiğinizi hatırlatır.Bu yolun park ettiğinizde yıkılma tehlikesi varsa aynı tehlikenin siz geçerken de yürürlükte olması yaşamın kuralıdır.
Ben geçtikten sonra inancıma göre Tanrıma teşekkür ederken,birinin salladığı Musa masalına gülümsüyorum,ama siz yinede inancınıza göre teşekkürünüzü yapın.Ne yayalar nede sürücüler için Pazar pazarına kadar tehlike henüz geçmedi.
Yıllar önce Çankırı ahalisi birine Park Ahmet yakıştırması yapmıştı bu gidişatın sonunda ne çıkar yine ahali karar kılacak.Köyde Harboşovun evine giden yol ne haldedir bilmem ama bu yol özellikle Pazar günleri oldukça tehlikeli.Dağlarda Ayı çıkabilir tabelasının asıldığı bir coğrafyada yaya çıkabilir tabelası bu yolda yok,ama her ne hikmetse Avrupa bizi kıskanıyor.
Yaya kaldırımları yoldan da ince kaldırımda pazar arabası sürmek ve yürümek için meziyet gerekli.Pazar Pazarını geçtiyseniz sıkıntı kalmadı bir türkü tutturup istasyona yada Ankara’ya doğru yol alabilirsiniz.
Yol çökerse baskı istinat duvarına bineceğinden orada çökecek.Yolun altında istinat duvarı önünde üç daire var.En tehlikeli alansa iki apartman arası boşluk.Karşılıklı altı daire.Çökme anında boşlukta çocuk oynar,insanlar olur düşüncesi bile korkunç.
Geçtiğimiz günlerde tüm yurtta (Çök,kapan,tutun) tatbikatı yapıldı.Bu altı dairede yaşayan insanlar çöküp,kapanıp,tutunursa istinat duvarı molozları arasından kurtulur mu?O gün Çankırı’da bu tatbikata katılıp görsel yayınlayanlar aynı pozu burada verebilir miydi?
İnsan hayatı ne kadar ucuz!
Takıyorlar tabelayı önlem aldık diyerek sizlere masallar anlatmaya devam ediyorlar.
Avrupa bizi kıskanıyor da Avrupa’nın dubaları bile mutlu.